Yardımın değeri, verilen şeyin miktarı kadar karşıdakinin onurunun korunmasına da bağlıdır; Zekât ve Sadaka konusunun ahlaki boyutu bu noktada başlar.
İki kavram arasındaki fark açıktır: zekât, belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşan Müslümanın malının belli bir oranını her yıl ihtiyaç sahiplerine vermesiyle yerine getirilen farz bir ibadettir. Sadaka ise miktarı ve zamanı sınırlanmamış, gönüllü her iyiliktir; güler yüz bile sadaka sayılır. Zekâtın kimlere verilebileceği ayrı bir başlıktır: kişi, nafakasıyla yükümlü olduğu anne-babasına ve çocuklarına zekât veremez.
Sınavda kısa bir yardım durumu anlatılır ve davranışın hangi kavramla ya da ilkeyle örtüştüğü sorulur; gösterişten ve başa kakmaktan kaçınma vurgusu seçeneklerde sıkça yer alır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Ramazan ayında düzenlediği yardım kampanyasıyla tanınan bir aile, bu yıl da ihtiyaç sahibi ailelere koli dağıtmaya karar verir. Bir aile yardım kolilerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırırken kişilerin yüzlerini çekip sosyal medyada yayımlar. Yardım alanlardan biri bu nedenle mahcup olur. Paylaşılan görüntüler kısa sürede çok sayıda kişi tarafından izlenir.
Bu davranışta paylaşma ahlakının hangi ilkesi ihlal edilmiştir?
Cevabı göster
Cevap: D — Yardım alan kişinin onurunu korumak
Kısaca — Yüzleri çekip yayımlamak, yardım alanın onurunu zedeler ve paylaşmayı gösterişe çevirir.
Koli ulaştırmak paylaşmadır; ihlal veriliş biçimindedir: mahcubiyet doğuran izinsiz görünürlük. Nisap hesabı, hasat zekâtı veya yardımın yalnız para olması bu olayda konu değildir. Paylaşma ahlakı, iyiliği incitmeden ve riyasız yapmayı ister.
2. soruKolay
Bir öğrenci, ihtiyaç sahibi arkadaşına her hafta harçlığından ayırdığı küçük bir miktarı gizlice vermektedir. Bu yardımı teneffüs arasında kimse görmeden yapar; belirli bir oran veya zorunlu bir zaman şartına da bağlamaz. Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri bundan haberdar değildir.
Bu davranışla ilgili en doğru değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Sadakadır; çünkü gönüllü yapılır ve belirli miktar-zaman şartına bağlı değildir.
Kısaca — Gönüllü yapılan ve belirli bir miktar veya zorunlu zaman şartına bağlanmayan bu yardım sadakadır. Öğrencinin her hafta yardım etmesi, kendi tercihidir; yardımı zekât yapmaz. Kendi adına para vermesi de fitre olduğunu göstermez. Yerine getirilemeyen bir ibadetin karşılığı olarak verilmediği için fidye olarak değerlendirilemez.
3. soruKolay
Bir kişi zekâtını verirken bakmakla yükümlü olduğu anne, baba ve çocuklarına zekât veremez. Buna karşılık nafaka yükümlülüğü bulunmayan bazı yakınlarına zekât verebilir.
Buna göre aşağıdaki akrabalık bağlarından hangisi zekât verilebilecek yakınlar grubuna girer?
Cevabı göster
Cevap: C — Amcası ve teyzesi
Kısaca — Nafaka yükümlülüğü olmayan yakınlara, örneğin amca ve teyzeye, zekât verilebilir.
Metin çizgiyi net çekiyor: bakmakla yükümlü olduğun anne, baba ve çocuklarına zekât veremezsin. Eşin ve küçük çocuğun da aynı yükümlülük çemberindedir; öz çocuk ve torun da bu bakım bağına girer. Amca ile teyze ise nafaka yükümlülüğün kapsamında olmadığı için zekât verilebilecek yakınlardandır. Seçeneklerde anne-baba, çocuk ya da eş gördüğünde «yakın akraba» diye atlama; yakın olmak yetmez, nafaka bağının olmaması gerekir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
LGS (Liselere Geçiş Sistemi), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama MEB ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.